
New York, General Motors’un sürücü verilerine ilişkin 220 milyon dolarlık uzlaşmasının belgelerini 6 Kasım’da mahkemeye sundu. Reuters’ın aktardığı adım, otomobil üreticisinin davranış ve konum bilgilerini sürücülerin yetkilendirmesi olmadan veri aracılarına aktardığı yönündeki iddialara ilişkin. Uzlaşma daha önce eyalet başsavcıları tarafından duyurulmuştu. Cuma günkü gelişme, belgelerin mahkemeye iletilmesi.
New York Başsavcılığına göre GM’nin Smart Driver programı, bir sürücünün ne zaman yola çıktığı ve ne zaman durduğu gibi bilgilerle birlikte hızlı hızlanma veya sert fren gibi davranışları kaydediyordu. Soruşturmada, bu bilgilerin veri aracısı şirketlere, oradan da sigorta şirketlerine gidebildiği ileri sürüldü. Reuters’a göre veriler bazı durumlarda sigorta fiyatının yükselmesinde kullanıldı.
Bağlantılı araçlarda bu ayrım önemli. Bir sürüş verisinin araç içindeki bir güvenlik hizmetini yürütmek için kullanılması, o verinin üçüncü tarafa verilip fiyatlandırma için kullanılmasından farklı. Aynı sensörün ürettiği bilgi, ilk durumda sürücüye bir uyarı verebilirken ikinci durumda sürücünün karşısına daha sonra başka bir şirketin kararında çıkabilir. Soruşturmanın odağında da bu ikinci kullanım için sürücünün nasıl bilgilendirildiği bulunuyor.
Eyalet başsavcılarının açıkladığı toplam ödeme, birden fazla eyaleti kapsıyor. New York Başsavcılığı bu tutarın yaklaşık 12 milyon dolarının New York’a ayrıldığını belirtti. Bu rakamlar tek tek sürücülere yapılacak otomatik bir ödeme listesi değil. Mahkemeye sunulan uzlaşma, şirketin sürücü verisini hangi koşullarla kullanabileceğine ilişkin sınırlar da içeriyor.
Bu dosyada sonrasında bakılacak şey, mahkeme süreciyle birlikte veri paylaşımının uygulamada nasıl değiştiği. Sürücünün toplama ile üçüncü tarafa aktarmayı ayrı ayrı anlayabilmesi ve araç kullanımından bağımsız biçimde tercih yapabilmesi, bir ayar ekranının varlığından daha belirleyici olabilir. Uzlaşmanın etkisi, hangi bilgilerin kimle paylaşılabileceğinin anlaşılır biçimde gösterilip gösterilmediğinde görülecek.
Toplanan bilgilerin nerede saklandığı ve kime gönderildiği de aynı derecede önemli. Bir uygulamada sürücünün gördüğü geçmiş, üçüncü tarafların erişebildiği kayıtlarla aynı olmak zorunda değil. Dosyadaki iddialar, bu veri yolculuğunun sürücü için ne kadar görünür olduğunu sorguluyor.
Sürücünün aracı kullanmayı kabul etmesiyle sürüş geçmişinin farklı bir şirketin değerlendirmesine gitmesini kabul etmesi ayrı kararlardır. Dosya, bu iki kararın araç teknolojisi yaygınlaştıkça nasıl ayrılacağına dair somut bir örnek sunuyor.